Baltık Ülkelerinin Batı ile Bütünleşme Serüveni
1980’lerin ortasında, Sovyetler Birliği’nin Perestroyka politikaları Baltık ülkelerinde (Estonya, Letonya, Litvanya) değişim rüzgârlarını ateşledi. Estonya’da 1988’deki “Şarkı Devrimi”, milyonların katılımıyla kültürel ve siyasi özgürlük taleplerini yükseltti. Letonya ve Litvanya’da benzer halk hareketleri, Sovyet rejimine karşı birleşik bir cephe oluşturdu.
1990-1991 yıllarında üç ülke, SSCB’den ayrılarak bağımsızlıklarını ilan etti. Birleşmiş Milletler’e 1991’de üye olmaları, uluslararası tanınırlığı getirdi. Ancak, bağımsızlık ekonomik ve sosyal zorlukları da beraberinde getirdi; Letonya’da işsizlik 1990’larda %20’lere ulaştı, Sovyet ekonomisinden kopuş sancılıydı. 1990’larda özelleştirme ve liberalizasyonla Sovyet merkezi planlamasından kapitalizme geçildi. Estonya, dijital ekonomiyle öne çıktı; 2000’lerde e-devlet sistemiyle “e-Estonia” modelini kurdu. Bugün vergi beyanlarının %95’i çevrimiçi yapılıyor. Letonya ve Litvanya, limanlar ve lojistikle AB pazarlarına açıldı; Litvanya’nın Klaipėda Limanı, stratejik bir ticaret merkezi haline geldi. 2004’te NATO üyeliği, özellikle Estonya’da, Rusya’ya karşı güvenlik kalkanı sağladı.
AB üyeliği ise hukuk ve demokrasi standartlarını yükseltti; Litvanya’da AB destekli yolsuzlukla mücadele reformları bunun örneği. AB’nin serbest dolaşım ilkesi, işgücü transferini hızlandırdı. 2004-2014 arasında Litvanya’dan 300 bin kişi (nüfusun %10’u) Batı Avrupa’ya göç etti. Bu, kısa vadede işgücü kaybına neden olsa da, diaspora havaleleri ve geri dönen işçiler Letonya’da girişimciliği %15 artırdı. Ancak, Estonya’da bilişim dışı sektörlerde işgücü açığı devam ediyor. 2008 Mali Krizi, Baltık ekonomilerini sarstı; Letonya’nın GSYİH’si 2009’da %14 küçüldü. Sıkı mali disiplin ve AB fonlarıyla hızlı toparlandılar. 2004-2023 arasında Estonya’nın yıllık GSYİH büyümesi %3,5, Litvanya’nın %3,2, Letonya’nın %2,8 oldu; bu, AB ortalaması (%2) üzerinde. AB uyum fonları altyapıyı güçlendirdi; Litvanya’daki yol ağlarının %70’i bu hibelerle yenilendi.
Sanayileşme, Sovyet dönemindeki ağır sanayiden hizmet ve teknolojiye kaydı. Estonya’da bilişim sektörü GSYİH’nin %7’sini, Litvanya’da lazer teknolojisi AB pazarlarının %20’sini oluşturuyor. Letonya’da gıda ve ahşap endüstrisi modernize edildi, ancak sanayi üretimi AB’nin %2’siyle sınırlı kaldı. Estonya, Skype gibi yeniliklerle AB’nin teknoloji merkezine dönüştü; Letonya ise finans ve lojistikte uzmanlaştı. 2014-2015’te Euro’yu benimseyen Baltık ülkeleri ekonomik entegrasyonu pekiştirdi. Litvanya’nın Klaipėda Limanı, 2022’de AB kargo hacminin %1,5’ini yönetti.
Ancak, sosyal zorluklar devam etti; Letonya’da Rusça konuşan nüfusun %40’ı vatandaşlık alamadı, bu da entegrasyon sorunlarını derinleştirdi. Kültürel olarak, Baltık ülkeleri Avrupa kimliğini benimsedi; Estonya’nın 2001 Eurovision zaferi sembolik bir başarıydı. 2023’te ekonomik daralma yaşandı; Litvanya’da GSYİH %0,3, Letonya’da %0,6 daraldı, Estonya %0,5 büyüdü. Enerji fiyatları, Rusya-Ukrayna savaşının ticaret etkisi ve küresel talepteki yavaşlama bu daralmayı tetikledi; Letonya’nın ihracatı 2022’de %5 azaldı.
Yeşil enerji ve AI, Baltık ülkelerini gelecek çeyrek yüzyılda dönüştürebilir. Litvanya, 2030’a kadar elektriğinin %70’ini yenilenebilir kaynaklardan üretmeyi hedefliyor; 2023’te rüzgâr enerjisi kapasitesi 1,2 gigawatt’a ulaştı. Estonya, 2035’te karbon nötr olmayı planlıyor; 2024’te yenilenebilir enerji, tüketimin %40’ını karşıladı. Letonya, biyokütlede lider; 2022’de biyokütle, enerjinin %35’ini sağladı. AB’nin Yeşil Mutabakatı, 2021-2027 için 2 milyar euroluk yatırımla bu dönüşümü destekliyor. Estonya, AI tabanlı kamu hizmetlerinde öncü; devlet hizmetlerinin %99’u dijitalleşti, AI vergi kaçakçılığını %30 azalttı. Litvanya’da AI tabanlı sağlık teknolojileri, kanser teşhisinde %95 doğruluk sağladı. Letonya’da AI, lojistik maliyetlerini %10 düşürdü. Estonya’nın AI girişimleri 2023’te 500 milyon euro yatırım çekti; 2030’a kadar AI, GSYİH’ye %10 katkı sağlayabilir. Baltık ülkelerinin küçük ama esnek ekonomileri, hızlı adaptasyon avantajı sunuyor.
Ancak, Rus azınlık entegrasyonu ve jeopolitik gerilimler zorluk yaratıyor. Yine de, AB fonları, dijitalleşme ve yeşil enerjiyle Baltık ülkeleri, 2050’ye kadar AB’nin dinamik ekonomileri arasında yer alabilir.
Bu serüven, bağımsızlık ateşinden teknolojik sıçramaya uzanan bir başarı hikâyesidir.
Ant Gökçek, 21 Temmuz 2025 - Vilnius
Yorumlar
Yorum Gönder